Monday, November 14, 2005



küçükken hep annanemle olurdu... en çok özlenen, en sevilen hep ananemdi o minik hallerde. bir sekilde bir connected durumu vardi - hala var - ben ne zaman annanemi düsünsem ya kapi çalar gelirdi, ya da telefon ederdi. inanamazdim(k). ama o kadar çok olurdu ki. ya da ben annanee bilmem ne yapalim mii derim, o çoktan bana onu getirmis olurdu.
tuhaf bi "kalp kalbe karsi"lik durumu vardi, seneler içinde azaldi.

bu connected durum diyil ama. bir takim replacementler oldu -hala da oluyo - insanlarla ayni rüyayi görme, ayni anda ayni msji gönderme, ayni anda ayni seyi söyleme gibi...
sean norton'la da habire olunca "great minds think alike" olarak yorumladik bu sefer.

geçen cuma yine böyle bisey oldu. hem de çok çok eskiden hep olan sey simdi birden tekrarlaninca sasakaldim. bir sekilde lafin arasinda konu rasko'ya geldi. ben de zaten bayadir kötü hissediyorum arayamadim dogumgününde de diye. bidi bidi konustum sonra çantamdan tlfnumu çikardim ki,
1 missed call:
RASKO
eskiden biz sevgiliyken devamli böyle seyler olurdu, artik hiç sasirmazdik, da ben simdi sasirdim
sonra konustuk, köpekler öldü dedim, benim de büyükbabam öldü dedi, aslinda benim de öldü ama ben diyemedim, çok üzülmüsüm kalakaldim.

sonra tabi konu eski sevgiliyle arkadas olunur mu oldu, polemik oldu. ben olsam sevgilimin eski sevgilisini hiç kiskanmam. ben zaten kimseyi kiskanmadigim için aslinda inceleme disiyim,
ama sahsi kanaat olarak sevgilinin eski sevgilisini kiskanmak ne kadar mantikli bilemiyorum...
zaten ayrilinmis olan kisiye hala biseyler hissetmek mi daha riskli, hic tanimadigin barda yanina durup sohbet ettigin kisiye mi? galiba eski sevgiliye... ama çok da emin diyilim...
konu ben olunca hadi "nostalgia" falan ben severim, eski sevgiliye de bu sebeple bagli olabilirim. ama benden baskasinin eski sevgilisini kiskanmam. çünkü insanlar genelde berbat sekillerde ayriliyorlar galiba (gerçi bi düsündüm de su an etrafimda birisinden örnek gelmedi aklima)
yani sevgilisin, laylaylom, sonra sorunlar çikiyor, ama hala sevgililik devam ediyor, derken artik bi gün ayrilma karari aliniyor, kavga vs, artik bilmem neyse, sonra konusmama, küsme dönemi. tuhaf, "tuhaf ama gerçek"

ben sevgilimden ayrilsam her dakika ararim heralde, nooldu biliyo musun? diye bidi bidi gereksiz konusurum. simdi bile hala aaa bilmemnerde bilmemne var, dur ben bilmemkimi arayim da haber veriyim gibi bisekilde hemen arayiveriyorum.
bende de hakkaten bi ayarsizlik var...

aslinda düsününce bu ayarsizlik bi semptom, yani bendeki durum esasen baglilik duygusunun fazla gelismesi. çok bagliyim, insanlarla olan bagim benim için çok degerli. sonra bazilariyla, eski sevgiller misal, kopukluk olup uzun süre görüsmeyince sanki yasli nineler gibi kaliyosun. aaaahh ahhh sunu da yapmistik, su da bana onu çok hatirlatiyo gibi
"içmeden hatiralarla sarhos" oluyosun. oysaki tabiiki anilarla sarhos, sürekli geçmisi anan yasli birisi diyilsin. sadece geçmiste bir kisiye gelistirmis oldugun baglilin seni birakmiyor, ve onun sende kalan kismi seni haunt ediyor.


(yanlis anlasilmasin, su an anilarla haunt edilmis vaziyette ya da eski sevgiliye özlem halinde kesinlikle diyilim, akilma gelmisken bahsediyim dedim)






3 Comments:

Anonymous Anonymous said...

cool..

2:48 PM  
Blogger ipkis said...

ben de okudum:

anlatamamisim dogru düzgün demek istedigimi.,

yani; eksik kalmis, tam olmamis.,
eskiden daha bagira cagira yazardim, simdi fisil fisil olmus.,

monolog skill'lerim azalmis;
yalniz kalmadikça, geceden sabaha kadar oturmadikça . . .

-diye düsündüm.

3:52 PM  
Blogger Tracing Emin said...

olsun cicim, biz bildik seni. ;)

ben bu aralar her gunumu sevgilimin eski sevgilisiyle geciriyorum, hic fena sayilmaz dogrusu...

4:42 PM  

Post a Comment

<< Home