Friday, September 02, 2005

eylül oldu

sonra o hafta cok cabuk gecti
hemen cuma oldu
iste beni heycan basti birden
ayyy ilk defa ne zamadir istanbul'a gelicem diye heycanlandim
bir sürü sey yapmak istedim

cuma öglen olunca hooop hemen eve minik bi canta
biraz yemek
seso geldi
hemen hipocan da geldi
yola ciktik
hipocan ben sesüm bir de can'in bir arkadasi ekin
müzik dinleyerekten ve de sohbet ile ilk yarisi hemen gecti
bolu'ya geldik
sabahattin usta'nin yeri mi öyle bisey
muhtesemdi
domatesler müthisti
yogurt da öyle
ben zaten yolculukta yolda durmayi ve yemek yemegi cok severim
acele olunca da sinir olurum
annemlerle eskiden hep en cabuk nasil yemek yer ve de
duraklamayi nasil en efficient hale getiririz diye ugrastik
benim bu aman zamani cok verimli kullanalim
ayni anda mümkün oldugunca fazla isi bitirelim mantigi da bunlardan geliyo zaten heralde
neyse
iste biz rahat rahat yedik ve yolun ikinci kismi basladi
ilk baslarda cok iyiydi manzara zaten daha hos o tarafa dogru
arada sigara icebilmenin keyfi falan
derken müthis bir fikirle yanimizdaki sakiz liköründen icmeye basladik
of ne kadar sahaneydi yaaa
tam ideal isida ve tatli
ama cok cabuk bitti tabi
o sirada gebze'yi gecmistik ve nerdeyse körüye gelicez
fakat feci bi trafige düstük ve 2 saat sonra cikabildik ancak
gebze'de falan calistigimi düsünemiyorum yaa
hergün istanbul'a öyle bi trafik
tam is cikisiydi ama insanlarin hicbiri delirmis gibi diyildi anlayamadim
ben olsam infial yasanir heralde
sonunda vardik
ben mel+sin'e gittim
sarap ictik
moriko da vardi
ben cok yorgundum ama cok eglendim cok özlemistim
mori bi sarki yapmis bayildim
ama simdi aklima takildi hic bi sözünü de bilmiyorum
nefret edicem galiba sonunda

sonra uyudum.

0 Comments:

Post a Comment

<< Home